Azad Penaber - Fırtına Kuşu

Azad Penaber - Fırtına Kuşu

Azad Penaber

0:091 plays

Country: Turkey

0:00
0:00

Lyrics

fırtınalar habercisi sen ey fırtınakuşum

hoşgeldin toprağıma beterlikler getirdin

sen olmasan bu dizeler karanlıktaydı

güneş yüzü görmeden ölüp gideceklerdi

geldin ve yeşerttin tohumlarımı

hoş geldin toprağıma beterlikler getirdin

çünkü sevmek görmek ister

eşelemek karanlığı

çünkü sevmek döllenmesi

ayrı güzelliklerin

acılar da sevinçler de bakılmak ister

sevmekse uzman işi ustalık işi

eşelemek toprağı

uyumlamak tohumu

ve sulamak dikkatlice

ağırlamak güneşi

ey gözleri elmas karanlığı fırtınakuşum

güzeldin

beni şarkılardan itecek kadar güzel

beni benden bile alacak kadar

ağustosta bir bardak su

ölümcülde nar şerbeti

öyle geldin bana sen-sonu gibi bir şarkının

başı gibi bir karanlık haberin-öyle geldin bana sen

çoktan kalkmış bir gemiye

yetişmek gibi bir şey

ölümlü bir sayrılıktan kurtulmak gibi

beklenmedik bir zamanda bırakılmak zindandan

gözgözelik umulmadık bir durakta

kucaklaşmak

yıllar süren ayrılıklardan sonra

o güzellik neyse işte

öyle güzeldin

ey gözleri elmas karanlığı fırtınakuşum

hoşgeldin toprağıma beterlikler getirdin

tanıyorum bu gözleri

bin yıllardır tanıyorum ben

depremlerle göçüp giden güzelliklerden tanıyorum

birdenbire göçüp giden yayla nakışlarından

kavuşmanın acısından-sevincinden ayrılığın

tok bebeğin gülüşünden-aç ananın susuşundan

aramaktan beklemekten aldatılmaktan

bu gözleri bin yıllardır tanıyorum ben

bu gözleri çizen benim-sevmek diye kayalıklara

bin yıl baksam bu gözlere-bitmez yolculuklarım

bin yıl yüzsem bu sularda-dinmez susuzluklarım

ormanlarım dalga dalga vurur çoraklarıma

denizlerim orman orman döver kıyılarımı

nere gitsem

orda yaman ışıklardır bu gözler

beni çok mu yalnız buldun

nasıl duydun acısını kanatlarımın

beni böyle zincirledin en eski duyarlıklarla

uyandırdın uzak düşmüş yıldızlarımı

sen ey küskün fırtınakuşum

bu eşkıya çıkmazında bu fil yalnızlığında

ne de çok kullanmışız hep aynı renkleri

ne de çok dokumuşuz

ilmek ilmek sesleri

uçup uçup düşmüşüz-kafeste kuşlar gibi

düşsel yönlerimize

bir çocuk sanki bize-güllerde gülümsüyor

çöplüklere atılmış mutluluk gecelerinden

ey gözleri elmas karanlığı fırtınakuşum

hoşgeldin toprağıma beterlikler getirdin